fbpx
Blog

TBİD “Cinsiyetçi Dijital Şiddetle Mücadele Çalıştayı” Düzenledi

By 7 Kasım 2019 No Comments

TBİD, toplumsal cinsiyet alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına yönelik İnternet’te cinsiyetçilikle mücadele çalıştayı düzenledi.

İnternet ortamında yaygınlaşan cinsiyetçi söylemler ve çevrimiçi taciz günümüzün önemli toplumsal sorunlarından birisi. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yeni görünümlerinden biri olan cinsiyetçiliğe dayalı dijital şiddetle mücadele etmek için Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği (TBİD), Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı’nın katkılarıyla “Cinsiyetçi Dijital Şiddetle Mücadele Çalıştayı” düzenledi. 2-3 Kasım 2019 tarihlerinde İstanbul Taksim Metropark Otel’de gerçekleşen çalıştayda cinsiyetçi dijital şiddet farklı yönleriyle ele alındı, uzmanlar ve toplumsal cinsiyet alanında çalışan STK’ların temsilcileri bir araya gelerek çözüm önerilerini tartıştı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TBİD Yönetim Kurulu üyesi İsmahan Simge Sarı, 2017 yılında kurulan Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği ve derneğin yürüttüğü dijital güvenlik eğitimleri, yeni medya okuryazarlığı ve Newslab projeleri hakkında bilgi verdi. Birinci günün ilk oturumunda kadın örgütleri için “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Siber Şiddet” kitabının yazarı Nurcihan Temur, toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddeti, türlerini ve sonuçlarını ele aldı. Çevrim içi ve çevrimdışı alanlardaki şiddetin birbirini beslediğini söyleyen Temur, kadınların erkeklere oranla 27 kat daha fazla dijital şiddete maruz kaldıklarını belirtti. Kadınların görünür olduğu her alanda dijital şiddetin de arttığına dikkat çeken Temur, kesişen ayrımcılıkların ve farklı kadınlık hallerini etkileyen dijital şiddetin varlığına işaret ederek LGBTQ+ bireyler, kadın gazeteciler, kadın siyasetçiler, kadın yazarlar, engelli kadınlar gibi kırılgan grupların dijital mecralarda daha fazla hedef haline geldiklerini dile getirdi. Dijital şiddetin faillerinin eril kişiler, arkadaşlar, tanıdıklar ya da yabancılar olduğunu söyleyen Temur, dijital şiddetin alt türlerini sıraladı: siber takip (ısrarlı takibin dijital ortamda yapılması, sosyal medya takibi, GPS takibi, stalk-stalking), siber taciz (kişinin rızası dışında gerçekleşir. DM’den yürümek, cinsel içerikli fotoğraf istenmesi vb.), siber sömürü (ilişki sırasında cinsel ilişki kaydı alınması ve ilişkinin bitmesinin ardından yayınlamakla tehdit edilmesi), gizlilik ihlali, e-posta ve sosyal medya hesaplarının kırılması, doxing (sosyal mecralardan kişiyle ilgili bilgilerin toplanması), kişinin itibar ve güvenilirliğine zarar vermek ve kimlik oluşturmak, topluluklara yönelik tacizler (aktivistlere yönelik ifşa, siber saldırı…). Toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddetin maruz kalan açısından özgüvensizlik, intihar, depresyon, itibar kaybı, iş kaybı, sosyal izolasyon gibi sonuçları olduğunu hatırlatan Temur, cinsiyetçi dijital şiddetle mücadelenin çok boyutlu olduğunu, hukuki düzenlemeler, eğitim ağının genişletilmesi, teşhir, bilinçlendirme, kadınların sessiz kalmaması, dayanışmanın artırılması, şiddetsiz iletişim eğitimlerinin verilmesi gibi birçok çözüm yolu bulunduğunu vurguladı.

Çalıştayın ikinci oturumunda İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Şebnem Ahi, dijital ortamlarda cinsiyetçi söylemlerin ve tacizin hukuki boyutlarını ele aldı. Dijital şiddetin özünde intikam eylemlerinin yer aldığını ve kişilerde ekonomik, fiziki ve psikolojik anlamda olumsuz etkiler yarattığını söyleyen Ahi, Türkiye’de siber zorbalığın halen yasalarda tanımlanmadığını kaydetti. Dijital şiddetin e-posta, özel mesajlaşma, sosyal medya siteleri, dijital oyunlar, forumlar, video bloglar, işyeri içi haberleşme programları gibi farklı mecralarda gerçekleşebileceğini ifade eden Ahi, dijital şiddet içeren eylemleri şöyle sıraladı: İntikam pornosu, ısrarcı takip, cinsel içerikli yazışma, görsel ifşası, kişinin özel hayatına dair bilgileri yaymak, kişisel veri ifşası ve kullanımı (kredi kartı bilgileri, hesap, şifre bilgileri vb.), sahte hesap açma, kişinin hesabını erişilmez kılma, çevresi ile iletişime geçme, dolandırıcılık, nefret söylemi, dijital linç, tehdit, şantaj, cinsel taciz, mağdur suçlayıcılık, cinsiyetçi söylemler, küfür, hakaret, kişinin ticari itibarını zedeleme ve karalama kampanyaları. Kadının beyanının esas olduğunun ve kadınların korkmadan haklarını kullanmaları gerektiğinin altını çizen Ahi, dijital şiddete uğrayan kimselerin ekran görüntüsü alma, kolluk birimine veya savcılığa suç duyurusunda bulunma, maddi-manevi tazminat davası açma, içerik tespit davası, unutulma hakkı, uzaklaştırma kararı çıkartma gibi yöntemlere başvurabileceğini belirtti.

Ardından TBİD Yönetim Kurulu Üyesi Şevket Uyanık, “Dijital Güvenlik Atölyesi”nde kişilerin internette güvenliklerini sağlamaları için başvurabilecekleri teknolojik araçları ve yöntemleri ele aldı. İnternet platformlarının kullanıcılar hakkında detaylı veriler toplamasının mahremiyet açısından tehditler oluşturduğunu söyleyen Uyanık, kişisel verilerin korunması, unutulma hakkı ve internet güvenliği hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Uyanık, internet kullanıcılarının e-posta, sosyal ağlar, cep telefonu, arama motorları üzerinde daha güvenli iletişim kurmalarını sağlayacak çeşitli yazılımları tanıttı. Yanlış bilginin internette hızla yayıldığını belirten Uyanık, ayrıca katılımcılara veri doğrulama adımlarını aktardı.

Çalıştayın ikinci gününde İngiltere merkezli sivil toplum örgütü Glitch’in temsilcisi Lucie Parker, çevrimiçi tacizle mücadelede kullanılabilecek teknikleri ve uluslararası dayanışma örneklerini anlattı. Her on internet kullanıcısından dördünün dijital şiddet gördüğünü söyleyen Parker, kadınların ve kız çocuklarının daha fazla çevrimiçi tacize maruz kaldıklarını belirtti. İnternetin yarattığı tehditler arasında toplumsal cinsiyete dayalı çevrimiçi şiddet, politik olarak aktif kadınlara yönelik şiddet, intikam pornosu, trolleme, siber taciz, sanal ortamda kişisel bilgilere ulaşma, çevrim içi nefret söylemini sayan Parker, bu sorunlarla üç adımda mücadele edilebileceğinin altını çizdi: farkındalık yaratma, savunuculuk ve eylem. Parker, Glitch’in  çevrim içi tacize karşı yürüttüğü dijital vatandaşlık atölyeleri ile dijital sağlamlık eğitimleri ve hazırladığı eğitim kaynaklarıyla ilgili de bilgi verdi.

Çalıştay, Alternatif Bilişim Derneği üyeleri İlden Dirini ve Gamze Göker’in moderatörlüğünde gerçekleşen ve STK’ların cinsiyetçi dijital şiddetle ilgili tespitlerinin ve mücadele taktiklerinin ele alındığı bir forumla son buldu.

 

“Bu çalıştay, Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla TBİD’e aittir ve AB’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.”